Gez Keyfim Gez © 2018

"Barış" Yokuşu / Bosna-Hersek


Ağırlıklı olarak üç farklı etnik kültürün bir arada yaşadığı bir ülke Bosna-Hersek. Nüfusunu Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar oluşturuyor. Ülkenin üç yönetimi var; Bosna-Hersek Federasyonu, Sırp Cumhuriyeti ve Brcka Özerk Bölgesi. Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ ve Adriyatik Denizi ile komşu olan Bosna-Hersek, eski Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'nin yedi ülkesinden biri (Diğerleri; Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova ve Makedonya). Bağımsızlığını 1990'lı yıllarda Yugoslavya dağıldıktan sonra kazandı. 1992'de halk referandumu ile çoğunluğun oyunu alıp, bağımsızlığını ilan ederek devlet olan Bosna-Hersek, Sırplar tarafından tanınmadı ve Sırplar Boşnaklara karşı 1995 yılına kadar süren Bosna Savaşı'nı başlattı. Bundan Hırvatlar da nasibini aldı ve göçe zorlandılar. Karmaşık siyasi bir yapıya sahip olmasının sebebi savaşı sonlandran Dayton Anlaşması aslında. Anlaşmada bazı Batı ülkeleri ile birlikte dönemin Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloševic, Hırvatistan Devlet Başkanı Franjo Tudman ve Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Alija Izzetbegovic’in imzaları var.
 
 
Hersek, günümüz Bosna-Hersek'in güney bölümüne verilen isim. Merkezinde taş köprüsüyle ünlü Mostar şehri bulunuyor. Bu bölgenin nüfusu 2.Dünya Savaşı ile Yugoslavya Savaşları sonrasında etnik temizliklere maruz kalmış ve nüfusu karışmış. Nüfusun çoğunluğunu Hırvatlar oluşturuyor. Boşnaklar daha çok Neretva Nehri boyunca Konjic ve Jablanica bölgelerine yerleşmişler. Hersek'in doğusu Sırp Cumhuriyeti'ne bağlı. Bosna ise Bosna-Hersek'in kuzey bölümünü kapsıyor ve Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin yaklaşık %80'ini oluşturuyor. Bosna ve Hersek arasında resmi bir sınır yok, bu nedenle ülke adı olarak BOSNA-HERSEK şeklinde anılıyor.
 
 
Bosna-Hersek'in tarihi Roma İmparatorluğu'na, M.Ö. 1. yüzyıla dayanıyor. Bosna Krallığı bağımsızlığını yıllarca Macarlar ve Sırplara karşı korumaya çalışmış. Yani yaşanılan savaş aslında çok eski. Osmanlı himayesine giren bölgede, 1463 yılı itibariyle Fatih Sultan Mehmet ile birlikte İslamiyet de benimsenmiş Boşnaklar tarafından. Hem de hiçbir savaş yaşamadan. Aynı yıl Fatih Sultan Mehmet, ilk İnsan Hakları Bildirgesi olan "Ahitname"yi yayınlamış. İslamiyeti benimsemeyenler kendi dinlerini yaşamaya devam edebilmişler böylelikle. 1878 yılı itibariyle zayıflamaya başlayan Osmanlı, Bosna yönetimini yine savaşmadan Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna bırakmak zorunda kalmış. Bölgede Osmanlı döneminden kalma oldukça fazla mimari yapı var. 1918-1941 yıllarında iç karışıklıklarla uğraşan ülke, eski adıyla Yugoslavya, 1941-1945 yıllarında Nazilerin saldırısına da uğramış (Çünkü 1492'de buraya Yahudi kökenli insanlar da yerleşmiş). 2.Dünya Savaşı'nın sonlanmasıyla başlayan "komünizm" akımından Balkanlar da etkilenmiş ve Avrupa'nın en büyük devletlerinden biri olan Yugoslavya kurulmuş. 1989 yılından sonra Berlin Duvarı'nın yıkılması ve Sovyetler Birliği'nin dağılma süreci Yugoslavya'ya da sıçramış. Yaşanan bu ara dönem nihayet Bosna-Hersek topraklarına huzuru ve barışı getirmiş...
 
 
Tarihi boyunca neredeyse hiç huzur bulamayan bu topraklar, "Büyük Sırbistan" hayali ile sistematik katliamlara ve soykırımlara sahne oldu 1992'den sonra da. Sırplar, Bosna-Hersek`teki Boşnak ve Hırvat nüfusu acımasızca katlemeye başladılar. Binlerce Boşnak hayatını kaybetti. Saraybosna ile birlikte birçok şehir bombalandı, toplama kamplarında sivil insanlara akıllara durgunluk veren işkenceler yapıldı. 1995 yılında şiddetini iyice arttıran Sırplar'a ne yazık ki Hollandalı askerler de korumak yerine seyirci kaldı, ya da gizlice destekledi. Binlerce Boşnak göç etmeye zorlandı. Özellikle 11 Temmuz 1995'de gerçekleşen Srebrenitsa'daki soykırımdan sadece Sırplar ve Hollandalı'lar değil, seyrici kalan tüm ülkeler sorumlu. Bunun gibi binlerce katliamdan sözediliyor. İş işten geçtikten sonra Batı müdahle etti ve 1992'de başlayan savaş, 1995 yılında son buldu. Sonuç? 22 yıl geçmesine rağmen ülke hala manevi ve ekonomik yaralarını sarabilmiş değil. Huzurla karışık tuhaf bir sessizlik var havasında. Binalar delik deşik, en ücra köylerde bile. Her yer mezar taşı... Bu da yetmiyormuş gibi Dayton Anlaşması esnasında AB ve ABD şu şartı öne sürmüş; Müslümanlar ellerindeki silahları imha edecek ve ABD patentli silahları satın alacak... Günümüzde Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin %51'ini müslüman Boşnak ve hıristiyan Hırvatlar, diğer yarısını Sırplar oluşturuyor. Ülkede tüm dinlerde baskın bir "yöneliş" var. Gerçekten de her dine mensup insan dinine sahip çıkıyor bu ülkede. Müslüman, ortodoks, katolik, musevi... herkes. Umarız bu şekilde devam eder ve bu topraklarda geç gelen "barış" bir daha bozulmaz.
 
 
Bosna-Hersek'te gezip görülecek, fotoğraflanacak öyle çok yer var ki, başkent Saraybosna, Mostar, Blagaj, Bihaç, Trebinje, Prozor-Rama, Travnik, Srebrenitsa, Banja Luka, Poçitel, Konjic, Prijedor, Tuzla, Vrelo Bosne, Jablanica ve Kravitse Şelaleleri sayabildiklerimizden sadece bazıları. Blog yazılarını çok uzun tutmamak için özellikle görülmeye değer yerleri ayrı başlıklar altında toplayacağız. Şimdilik Bosna-Hersek için bu genel bilgilerle yetinelim :)
 
 
Bireysel gitmeyi düşünürseniz ve araç kiralarsanız bu ülkedeki polislerin "rüşvet bahaneleri" ile ünlü olduğunu bilerek gidin :) Para birimi olarak Bosna Markı "KM" geçiyor ve 1TL = 0,50KM'ye tekabül ediyor yaklaşık olarak. Bu arada et yemeğini ve kuzu çevirmeyi seviyorsanız kesinlikle Jablanica'da Kovacevic restoranında yemelisiniz, biz test ettik :) Keşfimiz boyunca bize rehberimiz Hüseyin Reşit Aşık eşlik etti, kendisine sonsuz minnettarlığımızı sunuyoruz. Yorucu ama harika bir keşif deneyimi oldu, yeni bir dost edindik. Siz de Balkanlara bireysel bir tur gerçekleştirmek isterseniz +387 62 595 198'i arayarak, Hüseyin Reşit Aşık'a ulaşabilirsiniz.  
 
 
 
 
Turlarımıza eşlik etmek ve facebook fotoğraf grubumuzda paylaşım yapmak için grubumuza ekteki link üzerinden üye olmanız yeterli :)