Gez Keyfim Gez © 2018

Savaşlardan Sanata Evrilen Bilincin Merkezi : Konjic


 
Prenj Dağı’nın güzelliğini tamamlayan kasaba görünümlü küçük bir şehir Konjic. Bosna-Hersek’te Saraybosna ile Mostar şehirleri arasında kalıyor. Yaklaşık 4.000 yıllık insan ve yaşam hikayeleri ile dolu. Antik çağda İlirler (Balkan insanının eski adı) adı verilen boyların buralara yerleşmesiyle yerleşik hayatın başladığı söyleniyor. Hersek bölgesinin kuzeyinde yer alan ilk yerleşim yerlerinden biri. Sefere çıkan akıncıların dinlenme noktası olduğu için “atların dinlendiği yer” deniyormuş bir zamanlar. Şehir 225km uzunluktaki Neretva Nehri tarafından ikiye ayrılmış. Adriyatik’in en uzunu olma özelliğini koruyan nehrin 203 km’si Bosna-Hersek’te, 22 km’si Hırvatistan’da bulunuyor. Neretva “yeşil göz” manasını taşıyormuş. Gerçekten olağanüstü bir renk tonu var. Mostar Köprüsü gibi iki yakayı birleştiren Konjic Köprüsü ise şehrin tarihi sembolü. Köprü daha önceleri ahşapmış ve taş görünümüne Osmanlı Padişahı Sultan 4.Mehmet zamanında kavuşmuş. 1682-1945 yılları arasında, yani asırlardır şehre hayat veren ve üzerinde namazgahı olan köprünün kaderi de Bosna-Hersek’in birçok tarihi eseri ile aynı ne yazık ki. 1945 yılında Naziler şehri ve köprüyü bombalayarak, bir Osmanlı eserini daha tarihe gömmüşler.
 
 
Uzunluğu 86 metreyi bulan köprü altı kemere sahip. Kemerlerinin nehirde kalan kısımları özellikle dalgakıran görevi görsün diye sivri yapılmış. 1955 yılına yani eski Yugoslavya Başkanı Tito dönemine kadar restore edilmemiş. Aslına uygun restorasyon çalışması 2006 yılında TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı) desteği ile başlamış ve şimdiki haline getirilerek, 2009 yılında yeniden hizmete girmiş.
 
 
Konjic şehri aynı zamanda Tito tarafından nükleer saldırılara karşı, 1953-1979 yılları arasında yaptırılmış, labirente benzer gizli yeraltı sığınağı ile biliniyor. Sığınak 6500 metrekare kapalı alana sahip ve 350 kişinin altı ay boyunca yaşayabileceği şekilde donatılmış. Sığınak yerin yaklaşık 300 metre altında. 1992 yılına kadar varlığı bilinmiyordu. Saraybosnalı sanatçılar burayı “sanat” adına değerlendirmek için bir proje başlatmış ve bu proje AB, UNESCO ve NATO tarafından desteklenmiş. 2011 yılında kod adının “İstanbul” olduğunu keşfetmişler. Neden “Istanbul” dendiği bilinmiyor. 2011 yılından beri ziyaretçilere açık. Savaşlardan sanata evrilen bir bilincin öyküsü aslında bu mekan ve Tito bu sığınağı göremeden 1980 yılında, yani sığınak tamamlandıktan kısa bir süre sonra hayatını kaybetmiş.
 
 
Konjic, turistik açıdan oldukça gelişmiş. Doğal güzellikleri, şehir merkezinden geçen Neretva Nehri, rafting gibi spor faaliyetlerinin yapılabiliyor olması buranın cazibesini arttırmış. Bunun dışında kampçılık, dağcılık, trekking, kayaking, kanoculuk, bisiklet ve paragliding aktiviteleri de mevcut. Konjic özellikle oymacılık sanatı ile ünlü. Dükkanlar hediyelik eşya açısından zengin. Kafe ve restoranlarını söylememize gerek yok, zaten gittiğinizde ne içtiğiniz kahvenin, ne de yediklerinizin tadına doyamayacaksınız :) Bosna-Hersek'in birçok bölgesinde kendinizi evinizde gibi hissediyorsunuz, "sıcacık" bir enerjisi var.
 
 
PhotoSensia olarak buraya yaptığımız keşif gezimizde az da olsa fotoğraf çekebildik. Pek vaktimiz kalmamıştı ve görülecek, fotoğraflanacak bir dolu yere yetişmeye çalıştık. Konjic’in diğer avantajı Bosna-Hersek’in en bilinen şehirlerine, Mostar ve Saraybosna’ya da yakın olması. Birçok rota ile birleştirebilirsiniz. Boracko Gölü ve Glavaticevo bölgesini de görmeden gitmeyin şehirden :)
 
Bosna-Hersek için derlediğimiz şu linklerimiz de ilginizi çekebilir;
 
 
 
Fotoğraf turlarımıza katılmak isterseniz, etkinlik duyurularını yaptığımız ve fotoğraf paylaştığımız grubumuza üye olmanız yeterli;