Gez Keyfim Gez © 2018

Bir Sürgün Hikayesi; Hohenzollern Kalesi.


Rutubet kokusu vardı tüllerinde elbisesinin, tüyleri dağılmıştı odanın her yerine. Yakut taşı da düşmüştü tacından, kirlenmişti beyaz eldivenleri. Kala kala bir yüzük kalmıştı, onu da gizli odaya saklamıştı. Süslü bahçenin kokusu da gelmiyordu artık altın varaklı balkondan, çiçeklerin üzerini sis kaplamıştı. Sihirli faytonun atları güçten düşmeden acele edip gitmeliydi buralardan, gün ağarmadan, küllere karışmadan gözden kaybolmalıydı…


 
Ünlü kaleye adını veren Hohenzollern hanedanının geçmişine baktığımızda, Almanya’nın asıl kurucularının bu aileden çıktığını söyleyebiliriz. 12.yüzyılda Svabya’da ortaya çıkan aile, 16.yüzyılda Prusya Düklüğü’ne, akabinde Prusya Krallığı’na, 19.yüzyılda Alman Ulusal Birliği’ne geçiş yaparak, Alman İmparatorluğunu kurmuş. Alman İmparatorları 1918 yılına yani “Weimar Cumhuriyeti”ne kadar bu aileden çıkmış. 1918 yılında Cumhuriyet’in kurulmasıyla başlayan ve 1933 Hitler’in şansölye olmasına kadar devam eden döneme verilen isimdir Weimar Cumhuriyeti. Adını milli meclisin yeni anayasayı oluşturmak için 1919 yılında toplandığı Weimar kentinden alıyor. Almanya’da liberal demokrasinin konuşulmaya başlandığı zamanlardı bunlar, monarşiye karşı bir direnişti. 1.Dünya Savaşı’ndan sonra Hitler’in gelmesiyle ülkeden “sürülmüş” bu aile. 1933 yılında Weimar Cumhuriyeti’nde ekonomik krizler baş gösterince, halkın bu sisteme olan inancı yıkılmaya başlamış. İşte Hitler böyle bir dönemde “kurtarıcı” gibi çıkmış halkın karşısına. Prusya adı da, Weimar Cumhuriyeti de tarihe karışmış Hitler dönemi ile birlikte. 2.Dünya Savaşı’ndan sonra da Prusya toprakları, Polonya ve Rusya arasında paylaşılmış.
 
Almanya’nın Stuttgart iline 50 km uzaklıktaki Baden-Württemberg’de bulunan kalenin geçmişine bakıldığında 11.yüzyıldan izlere rastlanıyor ama ilk görünütüsü hakkında pek bilgi yok. O dönemlerde Svabya yöresinde bulunan “kalelerin tacı” konumundaymış. 1423 yılında saldırılarda tamamen yıkılmış. 1454 yılında yenisi daha büyük ve heybetli olarak inşa edilmiş. 1850 yılında bugünkü neo-gotik görünümüne kavuşmuş. 19. yüzyılın donanımlı savaş kalelerinden biri olduğu söyleniyor. Svabya bölgesinin güzel bir dağ tepesine kurulmuş olması, izleyenleri hayran bırakıyor. Hem fotoğraf çekebilmek, hem de kaleye kızılını hediye eden gün batımını izlemek için geniş bir alan tahsis etmişler tam karşısına. Etkilenmemek elde değil, 855 metre yüksekliğindeki dağın tepesinde öylesine heybetli, öylesine “ulaşılmaz” duruyor ki.  Hohenzollern Hanedanı’nın anısına 1952 yılında “Prusya Prensi Louis Ferdinand”, Prusya dönemini anımsatan ve tarihi değeri olan sanat öğeleri ile daha estetik hale getirmiş eseri. Özellikle 17-19. yüzyıllarda etkin olan altın ve gümüş işlemeciliğine yeniden hayat vermiş.


 
15 Haziran 1952 yılında Prusya Prensi Louis Ferdinand ve Prenses Kira bir vakıf kurmuşlar. Bu vakıf tarafından 1954 yılından beri kimsesiz ve fakir çocuklara ücretsiz tatil gibi sosyal imkanlar sunuluyor kalede. Bir katını tamamen bu çocuklara tahsis etmişler. 1978 yılında depremde yıkılan kalenin onarımı 1990 yılına kadar sürmüş. Hohenzollern ailesine ithafen yeniden restore edilen kale, yıl boyunca ziyaretçilere açık. Resmi web sitesine ekteki linkten ulaşabilirsiniz;
 
http://www.burg-hohenzollern.com/startpage.html

 

HAZIRLAYAN ve DERLEYEN :
Serap Caymaz : https://www.facebook.com/serapc 
Samet Güler : https://www.facebook.com/SametGulerPhotoSensia
 
GEZ KEYFİM GEZ Sosyal Medya
 
PHOTOSENSIA Sosyal Medya